x

Mührü Süleyman Firuze Taşlı Gümüş Yüzük

Ürün Kodu : MS062
Osmanlı Pazar

Mührü Süleyman Firuze Taşlı Gümüş Yüzük. El işçiliği özel mührü süleyman firuze taşına kazıma yöntemiyle yazılmıştır..

Yüzük Numarası
Hediyesi
792,00
Paylaş
Kampanya
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Teslimat ve İade Koşulları
  • Yorumlar
  • Stok Kodu: MS062
    Metaryel: 925 Ayar Gümüş
    Boyut: mm
    Kullanılan TAŞ: Firuze
    Ağırlık: (+/-1,5) Numaraya Göre Değişebilir.
    Garanti: Ürünümüz Garantili ve Sertifikalıdır.
    Ödeme Metodları: Havale - EFT / Kredi Karti (12 Taksıt) / Kapıda Ödeme / Mail Order / Western Union
    Kargo:
    Ücretsiz Kargo. Ürünler Özel kutu içerisinde Fatura ve Sertifikalı olarak, OSMANLI PAZAR güvencesi ile gönderilmektedir.
    Üzerinde ki Yazı:
    Hazırlanış Süresi:
    1-3 İş Günü İçerisinde
    Özellikler:

    Mühr-ü Süleyman Nedir ? Süleyman (A.S) 'ın Yüzüğünün Hikayesi 

               Kelime manasıyla Süleyman’ın mührü anlamına gelen mührün şekli aslında kesin değildir. Belli bir tarihten sonra kabul edilmiş olan ve şimdi İsrail bayrağında yer alan sembol İslam dünyasında da yüzlerce yıl kutsal olarak kabul edilmiş cami medrese ve geçitlerde mezarlıklarda yüzüklerde padişahların gömleklerinde tılsım olarak yerini almıştır. Daha sonraları ise farklılık yaratmak için sembol bazen doksan derece çevrilerek kullanılmıştır.

        Batı dünyası bazen büyü kitaplarında bazen noterlik işareti olarak, basımevi markası sonraları bir çok akımın sembolü olmuştur.

              Hz.Süleyman Peygamber’in yüzükle olan ilgisi onun bir imtihandan geçişi şeklinde ele alınır. Yokluğunda bir cariyesine emanet ettiği yüzük mührü bir cin onun görünümünü alarak ele geçirir. Yokluğunda pek çok fitne fesat hazırlar, örneğin tahtına büyü kitapları koyar ve iftira atar. Oysa Hz. Süleyman yüzüğün yokluğunda kendine dönecek ve gücünün kaynağı olan asıl çekirdeğini özünü bulacaktır. Yüce Kitabımız Kuran-Kerim bu konuya atfen şöyle der.

    NEML-15, NEML Suresi 15. Ayeti

            NEML-15 için 40 meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (27/NEML-15: Andolsun ki, Davut'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: «Bizi mü'min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun.» dediler.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (27/NEML-15: Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: «Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun» dediler.)

            Ve lekad âteynâ dâvûde ve suleymâne ilmâ(ilmen), ve kâlâl hamdu lillâhillezî faddalenâ alâ kesîrin min ibâdihil mu’minîn(mu’minîne).
         وَلَقَدْ آتَيْنَا دَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ عِلْمًا وَقَالَا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي فَضَّلَنَا عَلَى كَثِيرٍ مِّنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِنِينَ

         

           "Süleyman’ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarına uydular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.” Bakara Suresi / 102

            Ayrıca Neml suresi’nde Hz.Süleyman Peygamberin(a.s) gelişini duyan karınca beyinin kendi halkına seslenişi efsanevi Seba Melikesi’nin tahtının göz açıp kapayana dek ışınlanışı ve olağanüstü pek çok şey anlatılır.

    Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler.” Neml / 18

          "Kendinde Kitap’tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm.” Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: "Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî’dir, cömerttir.” Neml / 40

          "Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki! ” Sebe / 13

         "Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen dâbbetül arzdan/ağaç kurtçuğundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.” Sebe / 14

          ” Yüzük kimdeyse Süleyman Odur "

    Yahudi inanışlarına göre Hz.Süleyman’ın emanetlerinin bulunduğu yerin daha sonra Haçlı Seferleri sırasında Kudüs’te arandığı, Tapınak Şövalyelerinin yerini bulduğu ve kutsal bazı emanetlerle Avrupa’ya döndükleri iddia edilmiştir. Kimileri kutsal kadeh Graal’ı, kimileri Felsefe Taşı’nı, kimileri ise Mühr-ü Süleyman’ı bulduklarını düşünmüşlerdir. Tapınak Kral Süleyman’dan sonra yağmalanacaktır ancak o zamana kadar Hz.Musa (a.s) dan  beri nesilden nesile saklanan Hz. Musa’nın emaneti olan Ahid Sandığı’nı (orijinal Tevratın levhalar halinde içinde bulunduğu Tabut-i Sekine) muhafaza edecektir.

          Günümüzde kabul gören sembol göğün ve yerin birleşimini gösterir. İki üçgenin biri göğe biri yere dönüktür. Sembol bir yönüyle insan varlığının maddi bedenini ve ruhunu, bundan oluşan bütünü, bir yandansa dişil ve eril prensipleri, maddi ve manevi değerlerin bütünlüğünü gösterir. Doğunun Yin ve Yang’ına benzer bir semboldür. Dünyaya giriş ve çıkış noktalarını temsil eder. Kimi farklı bakışlar ise şekilde iki piramit görür.

          Özellikle Selçuklu dönemi paralarında ve eserlerinde sıkça kullanılan sembol artık günümüzün gerilimli zaman ve dünyasında İslam ve Hıristiyan toplumlarınca terkedilmiş hatta anlamı bilinmediğinden bir çok tarihi eserde de tahrip edilmiştir.

          Süleyman (a.s.) peygamberlerin en zenginlerinden ve kendisine krallık verilen bütün cinleri,perileri,hayvanları,rüzgarları ve tüm doğa olaylarını da bu vasıta ile  yönetip hayvanlarla konuşabilen bir peygamberdi. Süleyman (a.s.)’ın parmağındaki yüzük bütün cinleri toplayabilme ve egemenliği altına alabilme özelliğine sahipti. Fakat Süleyman (a.s.) vefat ettikten sonra yüzüğü kayboldu. Çünkü bu yüzüğe kim sahipse bütün cinn ve hayvanları yönetebilecekti. 

    TURKUAZ ( FİRUZE )

     Mısırlılar tarafından “ hayat taşı “ olarak da adlandırılan turkuaz rağbet görmüştür. Kraliçe mumyasının bileğinde M.Ö. 5500 yılına ait dört turkuaz bilezik bulunmuştur. Tibet’te paradan ve altından çok daha kıymetlidir.  Kızılderililer tarafından  “ cennet taşı “  adıyla anılmış nazara karşı kullanılmıştır. 15. Yy. hekimlerin tıbbi ekipmanlarının bir parçasıydı. Haçlı orduları tarafından  Fransa’ya  götürülmesi ile birlikte Fransızlar tarafından  “ Türk mavisi”, “ Türk’ten gelen” manasına Turkuaz denilmiştir. Kızılderililer eşlerine bu taşı hediye eder renk değiştirmesine göre ilişkilerini kontrol ederlerdi. Aztekler tarafından  “ tanrısal taş “ olarak adlandırılır ve kullanıldığında kemiklerin kırılmayacağına inanılırdı. Kutsal kitapta adı geçer.

    Turkuaz Genel Özellikleri

    Diğer İsimleri : Firuze, Turkuaz, Turkis, Turquoise

    Sertliği : 5.5 - 6

    Özgül Ağırlığı : 2.60 - 2.91

    Kimyasal Grubu : Oksitler

    Yapısal Görünümü : Opak

    Parlaklığı : Camsı Mumsu

    Kimyasal Formülü : CuAI6(PO4)4(OH)8 4-5H2O

    Uyumlu Olduğu Element : Hava ve Toprak

    Uyumlu Olduğu Çakra : Boğaz

    Uyumlu Olduğu Burçlar : Boğa ve Yay

    Rengi : Gök mavisi, yeşilimsi mavi, mavimsi gri

    Sembolü Olduğu Hususlar : Denge, Vefalı Dostluklar, iletişim

    Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Amerika, israil, Meksika, Tibet, Şili, Avustralya, İran, Afganistan

    • Cömertlik ve samimiyet sembolü olarak kabul edilir.
    • Kadın hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
    • Dokuları güçlendirir.
    • Dişil enerjisi yüksek bir taştır.
    • Sağlık durumunuzdaki olumsuz değişiklikleri renk değiştirerek haber verir.
    • Hastalıklı bölge üzerine koyularak tedavide kullanılır.
    • Sadakat taşıdır. Sadakati geliştirir.
    • Baş ağrısını önlemek için kullanılır.
    • Hematit ve kuvars ile şarj edilir.

    İmam Ali (a.s) şöyle buyurdu;

    Yakut şerafet ve ziynet için firuze yardım ve yardımcı için, hadid-i sinin kuvvet için, akik korunmak, düşmanları ve belaları def etmek içindir.

    Kaynak: Yerdeki ve Havadaki Taşlar Kitabı

    Yazar: Havvanur İNCEKARA

  Benzer Ürünler  
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.