x

Buda Geçer Yahu Yazılı Doğal Kalsedon Taşı El İşçiliği Yüzük

Ürün Kodu : DUA357
Osmanlı Pazar
925 ayar gümüş Kalsedon doğal taşlı yüzükler Osmanlıpazar'da. Üzerine Buda Geçer yahu yazdığı gibi istediğiniz herşey de yazılabilir...
Yüzük Numarası
Hediyesi
Yüzük Ölçümü Nasıl Öğrenebilirim ?
653,00
Paylaş
Kampanya
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Teslimat ve İade Koşulları
  • Yorumlar
  • Stok Kodu: DUA357
    Metaryel: 925 Ayar Gümüş
    Boyut: 15*20 mm
    Kullanılan TAŞ: Kalsedon Taşı
    Ağırlık: 11,5 Gr (+/-1,5) Numaraya Göre Değişebilir.
    Garanti: Ürünümüz Garantili ve Sertifikalıdır.
    Ödeme Metodları: Havale - EFT / Kredi Karti (9 Taksıt) / Kapıda Ödeme / Mail Order / Western Union
    Kargo:
    Ücretsiz Kargo. Ürünler Özel kutu içerisinde Fatura ve Sertifikalı olarak, OSMANLI PAZAR güvencesi ile gönderilmektedir.
    Üzerinde ki Yazı: Buda Geçer yahu
    Hazırlanış Süresi:
    1-3 İş Günü İçerisinde
    Özellikler:

    Size Özel Tamamı El İşçiliği olan bu ürüne istediğiniz hattı ve yazıyı yazdırabilirsiniz.

    Kişiye Özel hazırlanan bu ürünleri osmanlıpazar sayfasından iletişime geçerek kendinize özel olarak hazırlatabilirsiniz.


    Kalsedon Taşı

    Kalsedon Taşı, doğada oluşumu asırlar öncesine dayanan ve insan vücuduna sağladığı faydalar ile bilinen doğal taştır. Özellikle Anadolu bölgesinde Mavi Altın olarak bilinen bu doğal taşın insan sağlığına faydaları da saymakla bitmiyor. Günümüzde birçok takı ve mücevher yapımında kullanılan kalsedon taşı takıları ile taşın faydalarını maksimum seviyede görebilmeniz mümkündür.

    Doğal taşlar kategorimiz içerisinde yer alan kalsedon taşı ile üretilmiş birçok farklı özel tasarım takı ve aksesuarlar vardır. Özellikle modeller arasından kolye ve yüzük tasarımları kadınlar tarafından fazlaca rağbet gören özel el işçiliği ile üretilmiş modellerdir. Kadınlar tarafından olduğu kadar özellikle bu taş ile tasarlanarak üretilmiş olan yüzük modelleri, erkekler tarafından da oldukça ilgi gören ürünlerdir.

    Kalsedon Taşı Ne İşe Yarar?

    Doğada beyaz, pembe ve mor renklerde görülse de yaygın olarak mavi renkte bulunduğundan mavi altın olarak da anılan bir doğal taştır. Psikolojiden fizyolojiye kadar insan sağlığına sayısız faydası vardır. Bizler de bu faydaları size maksimum seviyede sunabilmek için taşı %100 doğal hali ile kullanarak sizlere farklı şıklıkta ve estetik düzeyi yüksek olan takı tasarımları sunuyoruz.

    Özel tasarım olan takı modellerine kategoriye göz atarak ulaşabilirsiniz. Bu modeller, gören herkesi tarzınıza hayran bırakırken aynı zamanda değer verdiğiniz sevdiklerinize de bu modellerden hediyeler seçerek onların sizin için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterebilirsiniz. Doğal taşların etkisi ile tasarlanmış bu modeller, sevdikleriniz için hem şık hem de sağlıklı modellerdir.

    maxresdefault (2).jpg (75 KB)

    Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler. Köylüler o bölgede yaşayan iki zengin kişiden bahsederler. Bunlardan biri Haddad adında bir çiftlik sahibidir. Başka bir çiftlik sahibi olan Şakir ise hem çok zengin, hem de yardımsever birisidir. Köylüler Derviş’e Şakir’in çiftliğini tarif ederler. Derviş Şakir’in çiftliğine vardığında çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır… Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir’e teşekkür ederken, “Böyle zengin olduğun için hep şükret.” der. Şakir ise: “Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen gerçeğin ta kendisi değildir’’ der. Ardından ‘‘ Bu da Geçer Ya Hu ’’ diye cevap verir. Derviş Şakir’in çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Ama bir anlam veremez.

    Bir kaç yıl sonra Derviş yine aynı köyden geçer. Şakir’i hatırlar ve uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylüler ile sohbet ederken Şakir’i sorar. Köylüler, Şakir’in artık çok fakir olduğunu, şimdi Haddad’ın yanında çalıştığını söylerler. Derviş hemen Haddad’ın çiftliğine gider, Şakir’i bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felaketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddad’ın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddad’ın hizmetkarıdır. Şakir bu kez Derviş’i küçücük evinde misafir eder ve kendilerine bile zar zor yeten yemeğini onunla paylaşır… Derviş vedalaşırken Şakir’e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakir’den şu cevabı alır: Unutma, ‘‘BU DA GEÇER’’. Derviş bu sözü duyduğunda yine çok şaşırır. Şakir’in bütün malı mülkü yok olmuş ve acınılacak haldedir. Bu nasıl geçebilir?

    Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde köylülerden olup biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı içinde malını en sadık hizmetkarı ve eski dostu Şakir’e bırakmıştır. Şakir Haddad’ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine bölgenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu ziyaret eder. Onu tekrar zengin ve iyi durumda gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır ‘‘ Bu da Geçer Ya Hu ’’

    Birkaç yıl sonra Derviş yine o köyden geçerken Şakir’i arar ama artık hayatta olmadığını öğrenir. Ona köyün en güzel tepesini işaret ederler. Tepede Şakir’in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: ‘‘BU DA GEÇER’’. Derviş, “ölümün nesi geçecek?” diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakir’in mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir’den geriye bir iz dahi kalmamıştır…

    O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın…  Hiç kimse Sultanı tatmin edecek böyle bir yüzük yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş’i bulup yardım isterler. Derviş, Sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük Sultan’a sunulur. Sultan önce çok şaşırır ve sinirlenir; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: “BU DA GEÇER YA HU” yazmaktadır.

  Benzer Ürünler  
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.